Alt 18-01-10, 19:58   #1 (permalink)
 
goksel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 64.541
Tecrübe Puanı: 0
goksel is just really nicegoksel is just really nicegoksel is just really nicegoksel is just really nicegoksel is just really nice
14. ve 15. yüzyıllarda Osmanlı kurumları

Osmanlı hanedanının önderleri başlangıçta basit boy başkanlarıyken 13. yüzyılda ve 14. yüzyılın başlarında önce Anadolu Selçuklularına süresi de kısıtlıydı.
[url=http://www.samuray.net/474096-14-15-yuzyillarda-osmanli-kurumlari.html">14. ve 15. yüzyıllarda Osmanlı kurumları[/url]

Osmanlı beyliğinin toprakları genişledikçe ve Bizans yönetim aygıtı devralındıkça bir ölçüde de Sırp ve Bulgar yönetimlerinin izlerini taşıdı.


Fetihler sırasında halkın Müslüman olmaya zorlanmamasına karşın kurum ve törenler derinleşen bir sınıflaşma ve devletleşmeye uygun düştüğünden büyük ölçüde değişmeden kaldı.


Sultanları tebalanndan yalıtan süreç onları günlük hükümet işlerinden de uzaklaştırdı; padişahlar yetkilerini artan ölçüde Selçuklulardaki gibi vezir denen yürütme görevlilerine devretti ve kişisel katılımlarının yerini resmî yönetim kurumları almaya başladı. Bu dönemde Osmanlı ailesiyle Anadolu'daki lonca ve tarikatlar arasındaki sıkı ilişki korundu.


Batı Avrupa ortaçağından farklı olarak Türk-İslam siyasal kuruluşlarında lonca örgütlenmesi bir yandan da bu gelirleri kendi görevlilerine tahsis ederek mukataa birimleri aracılığıyla bütünsel bir sistem yaratmaları zor olmadı.


Bu gelişme askeri örgütlenme açısından özel bir önem taşıyordu. İlk Osmanlı silahlı kuvveti gerçek anlamıyla bir ordu değildi; kendi aşiret ya da boy başkanlarının komutası ve tarikat şeyhlerinin nüfuzu altındaki göçebe Türkmenlerden oluşuyordu. Ok-yay ve kargı taşıyan bu göçebe süvariler temelde ganimetle geçiniyorlardı böylece küçük hizmet aristokrasisi olarak sipahilerin bir toprak aristokrasisi halinde yörelerinde kök salma eğilimlerinin törpülenmesiydi.


Bununla birlikte tımar sistemi başlangıçta çok daha gevşekti; Selçukluların da ilk dönemlerinde olduğu gibi dönüşümlü olarak görev yapılan bir milis gücü içinde yer almak gibiydi. Yaya ve müsellemlerin sayılan arttıkça maaşlarının ödenmesi henüz gelişme halindeki Osmanlı hazinesi için aşın bir yük haline geldi ye bir süre sonra komutanlarına yeni fethedilen topraklardan tımar verilmeye başladı. 14. yüzyıldaki Osmanlı fetihlerinin çoğu bu yeni ordunun geliştirdiği savaş ve kuşatma teknikleriyle gerçekleştirildi. Ama yaya ve müsellemlere de Türk soylulannın kumanda etmesi ve devletin kendi kurucu aristokrasisi ile göbek bağını koparması başka bir yöntemi gerektiriyordu.


I.Murad ile I.Bayezid ancak 14. yüzyılın sonlarına doğru kapıkulu denen henüz yeni kapıkulu ordusu tam yerleşmemişken Türk soylulannın ve sipahilerin desteğini yitirmesinden kaynaklanıyordu.


I.Mehmed döneminde imparatorluk yeniden kurulduğunda mevki ve ayrıcalıklarını yeniden Türk soylularına kaptırmakta olan Hıristiyan köle ve vasallar ile kapıkullannın hoşnutsuzluğundan kaynaklandı. II. Murad yerini sağlamlaştırır sağlamlaştırmaz dedesinin ve babasının sultanlığı bağımsız kılma çabalarını tazeledi; yeniçerilerin gücünü artırmaya ve soyluların karşısına devşirmeleri çıkarmaya koyuldu. Fethettiği toprakların bir bölümünü tımar biçiminde dağıtırken bir bölümünü de iltizama vererek hazineye yeniçerilerin ulufeleri için gerekli peşin parayı sağlamaya çalıştı.


Bey ve sultanlar günlük yönetim işlerinin üzerine çıktıkça kurumlaşıp önemi artan üst yönetim mevkileri soylularla devşirmeler arasındaki çatışmanın bir başka odağı oldu. Merkezî yönetim aygıtında işlevsel ayrımlar belirdikçe bunlardan her birinin başına bir vezir getirildi. İlk vezirlerin çoğu Osmanlıların hizmetine girmiş Türkmen beyleriydi sultan günlük işlerden çekilişini vurgulamak istercesine vezirlerden birini sadrazam atamaya başladı. 1360'tan İstanbul'un fethine kadar bu güçlü makam hep soylu Türkmen ailelerinin baş temsilcisi konumuna gelen Çandarlılarda kaldı. II. Mehmed'in son yıllarında ise soylular yeniden sadrazamlıkta görülmeye başladı.


Bunun nedeni tımar sistemi ve sipahiler ise Türk soylularının özel kuvvet kaynağı olmayı sürdürdü.


II. Mehmed bu yolla şehzadelerden hangisinin sultan olacağının belirlenmesi anında bütün kesimleriyle Osmanlı egemen sınıfını yeniden söz sahibi yaptı.
goksel isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Şu Anki Saat: 11:45


Forum Software by vBulletin® 3.8.4 ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0
Ekonomi ve İş Dünyası Ekonomi ve İş Dünyası